Sevgi varsa yüreğinde, Hiç suçlu aramazsın. Nadide çiçeklerin, Dalını kıramazsın. Sevgi yoksa gündeminde, Gönüllere giremezsin. Gönüllere girmeyince Hiçbir şey veremezsin. Sevgi varsa yüreğinde, Gülü dikeniyle seversin. Ellerini kanatsa da, Onu sevgiyle silersin. Sevgi yoksa gündeminde, Gönüllere giremezsin. Gönüllere girmeyince Hiçbir şey veremezsin. Sevgi varsa yüreğinde, Kuru dalı budarsın. Solmasın, kurumasın diye, Çözüm yolu ararsın. Sevgi yoksa gündeminde, Gönüllere giremezsin. Gönüllere girmeyince Hiçbir şey veremezsin. Sevgi varsa yüreğinde, Zorlukları aşarsın. Aşamazsan dağları, Tünellerle geçersin. Sevgi yoksa gündeminde, Gönüllere giremezsin. Gönüllere girmeyince Hiçbir şey veremezsin. Sevgi varsa yüreğinde, Zorluklara meydan okursun. Öğrencilerini ilmek ilmek, Kilim gibi dokursun. Sevgi yoksa gündeminde, Gönüllere giremezsin. Gönüllere girmeyince Hiçbir şey veremezsin. Sevgisiz yola çıkan, Engelleri aşamaz. Bir sistemde sevgi yoksa, O sistem çok yaşamaz. Sevgisiz sistemlerin, İlacı çok acıdır. Sevginin olduğu yerde, Eğitimci baş tacıdır. Yunus gibi seversen, Başarısız olmazsın. Pes etme öğretmenim. Hiçbir çiçek solmasın. NECİP GÜVEN
BİZLER MATEMATİK AŞÇISIYIZ! Bizler matematik aşçısıyız, Ona lezzet katarız. Şarkı, oyun ve eğlence, Rahatlıkla satarız. Menümüz çok zengindir. Ne ararsan bulursun. Matematiği bizden dinlersen Tekrar aşık olursun. Ona nefis lezzet verir, Kattığımız sevgi ruhu. Sonra şaşkın şaşkın sorarsın, Gerçek matematik bu mu? Bir yemekte sevgi yoksa Yiyenlere lezzet vermez. Araştırmayan matematikçi Bu gerçeği asla bilmez. Baharatımız Yunus, Sinan, Bir de Hoca ve Mevlana. Bize kulak veren, Asla pişman olmaz inan. Yerde sürünen matematiği, Tekrar ayağa kaldıracağız. Bunalan Türk insanına Rahat nefes aldıracağız. Türk Millet çok zekidir, Usta eğitimcileri bekler. Bazıları inanmasa da buna, Ortaya çıkacak tüm gerçekler. Zorlukların üstüne, Hiç yılmadan gideceğiz. Şanlı Türk Bayrağını, Zirvelere dikeceğiz. NECİP GÜVEN
BİZ BU İŞİ BAŞARIRIZ ARKADAŞ! Biz bu yola inanarak çıkarsak, Bir yanımıza Sinan’ımızı alırsak, İçimizdeki hazineyi bulursak, Biz bu işi başarırız arkadaş. Mesnevi’den doğru dersler alırsak, Karanlıktan çıkıp aydınlığı bulursak, Filleri de aydınlıkta görürsek,(*) Biz bu işi başarırız arkadaş. Yunus’u anlayıp sevgimizi katarsak, Sevgideki mucizeyle yanarsak, Aşkımızla Kerem gibi olursak, Biz bu işi başarırız arkadaş. Fıkralardaki inceliği anlayıp, Sorunlara Hoca gibi bakarsak, Tarık gibi gemileri yakarsak, Biz bu işi başarırız arkadaş. Mazeretleri bir bir çöpe atarsak, Yapamamı Kaf Dağı’na satarsak, Bu iş için şairlikte yaparsak, Biz bu işi başarırız arkadaş. Gözümüzle zirveleri görürsek, Biz bu işe gönlümüzü verirsek, Tüm çılgınlar bir araya gelirsek, Biz bu işi başarırız arkadaş. Necip GÜVEN
(*)Filleri de aydınlıkta görürsek mısrasında, Mevlana'nın Fil Hikayesine atıf yaptık. Hikayedeki gibi Türkiye'de herkes matematiği karanlık ortamda kendince ifade ediyor.
Bu ifadeler bütünün bütün özelliklerini taşımadığından tanımladığımız gerçek matematikten ziyade, bizim el yordamı ile ulaştığımız eksik bilgiler ışığında zihnimizde oluşturduğumuz matematik ifadesi oluyor.
Matematik Kafe olarak matematikte karanlıkları aydınlattığımız zaman resmin bütününü görme şansına sahip olacağız. İşte o zaman, ortaya kimsenin itiraz edemeyeceği gerçek matematiğin tarifi çıkacak.